CUMHURİYETE VE ONUN YAPI TAŞI OLAN DEVRİM KANUNLARINA KARŞI EYLEMLİ VE PLANLI YIKMA HAREKETİNE SESSİZ KALMAYACAĞIZ
Bilindiği üzere 3 Mart 1924'deki Cumhuriyet devrimi kanunu ile hilafet kaldırılmış aynı gün “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” (Öğretim Birliği Yasası) ile çocuklarımızın eğitimi milli eğitim bakanlığına bağlanmış, “Şeriye ve Evkaf Vekaleti” kaldırılarak yerine diyanet işleri kurulmuştur.
Bu üç yasa ile birlikte Cumhuriyetin kilit taşı laik hukuk düzenine ve laik eğitime geçilmiş, vatandaşların din ve vicdan özgürlüğü yolunda da büyük bir adım atılmış ardından tüm sistem bu üç yasa üzerine inşa edilmiş; medeni kanundan borçlar kanununa, ceza kanunundan ticaret kanununa yapılan düzenlemelerle Türkiye Cumhuriyeti uygar hukuk düzenleri olan ülkeler içindeki yerini almıştır.
Ancak son zamanlarda Türkiye'nin bu yapısını tersine çevirmek için daha önceleri alttan alta gerçekleşen karşı devrim sürecinin hızlandığı, Cumhuriyete ve onun yapı taşı olan devrim kanunlarına, anayasanın temel niteliklerine karşı eylemli ve planlı yıkma hareketine apaçık başlandığı görülmektedir.
Anayasamızla korunan devrim yasalarına karşı yapılan saldırılar artık bizzat yürütmeye bağlı kurumlar tarafından kurumsal ve sistematik bir hale büründürülmüş, diyanet işleri ve milli eğitim bakanlığının yaptığı ÇEDES projesi gibi projelerle Cumhuriyet devrim kanunları delinmeye başlanmış ve bizzat milli eğitim bakanının ağzından tarikatlarla işbirliği yapıldığı söylemi ile bu durum açıkça ifade edilerek artık tüm çıplaklığıyla da gözler önüne serilmiştir.
Bunların üstüne Cumhuriyetimizi anayasamızdaki kural ve ilkeler üzerine kuran, milletimizin ortak bağı ve değeri Atatürk' ün manevi varlığına karşı Suudi Arabistan'da yapılanlar yürütme tarafından görmezden gelinmiş ve tüm baskılara rağmen iki güzide kulübümüzün dik duruşlarıyla geri dönmesi sayesinde milli onurumuz ayaklar altına alınmaktan son anda kurtulmuştur.
Bunlar da yetmezmiş gibi Gazze bahane edilerek yapılan yürüyüşlerde hilafet çağrılarının yapıldığı, hilafet sloganlarının atılarak pankartların taşındığı görülmüş ve bu duruma ne yargı makamları işlem yapmış ne de yürütmeden bir ses çıkmıştır.
Tüm bu sebeplerle;
"Milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, " diyerek yemin ederek göreve başlayan tüm milletvekillerini ve cumhurbaşkanını bu anayasal yeminlerine sadık olarak görev yapmaya, bu görevlerinin yeminlere uygun yerine getirilip getirilmediğinin, devletin kurumlarının anayasaya uygun davranıp davranmadığının denetimini yapacak olan yargı mensuplarını da hukuka, vicdana ve anayasaya sadakata tarih önünde bir kere daha yüksek sesle davet ediyoruz.
Bizler mevcut düzenin desteğini ve hoşgörüsünü ardına almış azgın azınlıkların, Cumhuriyetimizin sağladığı faziletli hakları ve özgürlükleri ellerimizden almasına ve bizleri Ortadoğu karanlığına hapsetmelerine müsaade etmeyeceğiz.
Size söz; Cumhuriyete ve onun yapı taşı olan devrim kanunlarına karşı eylemli ve planlı yıkma hareketine sessiz kalmayacağız.
Size söz; Her ahval ve şeraitte, Atatürk ün ilimle, irfanla kurduğu bu Cumhuriyete, onun ilke ve devrimlerine, hukuka, anayasamıza ve laikliğe sahip çıkacağız.
BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI