ANAYASAL DÜZENE KARŞI YARGI DARBESİNE ZİNCİRLEME OLARAK DEVAM EDEN YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ HUKUK GÜVENLİĞİNİ ORTADAN KALDIRMAKTA
ANAYASAL DÜZENE KARŞI YARGI DARBESİNE ZİNCİRLEME OLARAK DEVAM EDEN YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ HUKUK GÜVENLİĞİNİ ORTADAN KALDIRMAKTA VE BU DURUMA MÜDAHALE ETMEYEN ANAYASAL ORGANLAR DA BU SUÇA ORTAK OLMAKTADIR!
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Milletvekili Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği “hak ihlali” ve “tahliye” kararına ikinci kez uyulmama kararı vermiştir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin Anayasa Mahkemesi kararının yerine getirilmesi için dosyayı İstanbul 13. ACM'ne göndermek yerine yargı darbesine devam edip hukuk devleti ilkesini yerle bir ederek ve adeta anayasaya paçavra muamelesi yapması ve aklımızla alay etmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
AYM kararlarını değerlendirmek, uyulup uyulmamasına karar vermek, AYM'nin görev sınırlarını belirlemek, Yargıtay'a verilmiş anayasal bir yetki değildir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Anayasa'dan kaynaklanmayan bir yetkiyi kendi kendine yaratıp, üstelik İstanbul 13. ACM'nin yerine geçerek Anayasayı eylemli olarak ilga etmeye devam etmiş, yetki ve görev gasbına devam ederek Anayasayı ihlal suçunu zincirleme olarak işlemiştir.
Yargıtay'ın, “Yetkilerini aştıkları” veya “Hukuki değeri yok” gerekçeleri ile Anayasa Mahkemesi'nin kesin kararlarına karşı uymama yetkisi bulunmamaktadır. Aksi durumun kabulü, her mahkemenin ve hatta her bir bireyin yargı kararlarına uyulup uyulmaması hususunda çok geniş bir takdir alanı kazanacakları anlamına gelir ki bu durum, kamu düzenini altüst eden, hukuk devleti, hukuk düzeni ve hukuk güvenliği olmayan bir devletin oluşması demektir.
Yargıtay'ın hukuk ve devlet krizine yol açan bu duruma devam etmesi ve devletin anayasal organı olan HSK'nın müdahale etmemekte ısrar etmesi de bizzat bu ortamın devlet eliyle desteklenmesi, yani yargı darbesine ortak olmaları manasına gelmektedir.
Hukuk hepimizin ortak yaşamını düzenleyen herkesin uymak zorunda olduğu kurallar bütünüdür. Bu kurallara devlet erklerinin uymaması ve uymamakta ısrar etmesi de sistemde meşruiyet sorunu yaşatır.
Bu sebeple hukuk zeminini kaybetmek ve ona uyulmamasına göz yummak kimsenin menfaatine değildir.
Geç olmadan herkes için hukuk devleti…
BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI